Demirören'den Cumhuriyet Gazetesi'ne 3 kuruşluk dava

Demirören Grubu, Cumhuriyet Gazetesi'ne 'Ziraat Bankası, kredi karşılığı aldığı araziyi yine Demirören'e kiraladı' başlıklı haberi nedeniyle 3 kuruşluk manevi tazminat davası açtığını duyurdu.
Demirören'den Cumhuriyet Gazetesi'ne 3 kuruşluk dava
2021-10-30 14:43:41   Güncelleme: 2021-10-30 14:43:41    

Demirören Grubu, 28.10.2021 nüshasında yer alan haberini gerekçe göstererek Cumhuriyet Gazetesi'ne dava açtı.
Açıklamada, 'Söz konusu kredi ilişkileri sorunsuz bir şekilde sürdürülmüş ve sürdürülmektedir. 'Skandal' nitelemesiyle kredi ilişkilerinde sanki Demirören Grubu’na bir ayrıcalık tanınmış gibi gerçek dışı bir algı yaratılmak istenmektedir' denildi.
Cumhuriyet’in evrensel habercilik ilkelerine ve etiğine uymadığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
'Dedikodular üzerinden kaleme alınan ve manipülasyon amaçlı olduğu belli olan sözde haber Cumhuriyet Gazetesi'nde Hazal Ocak imzasıyla yer almıştır. Teyit alınmadan kaleme alınan sözde haber, kamuoyunu Demirören Şirketler Grubu aleyhinde yönlendirmek ve ticari itibarını yıpratmak amacı taşımaktadır. Habercilik etiğinden uzak, teyit edilmeden yazılmış sözde haber Cumhuriyet Gazetesi’nin tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Sözde haberde, bünyesinde binlerce kişiyi istihdam eden Demirören Şirketler Grubu'nun kredi ilişkileri 'Skandal' nitelemesiyle verilmiştir. Temelleri 70 yıl önce atılan, Cumhuriyet tarihinin köklü firmalarından olan Demirören Grubu’nun tıpkı her firma gibi kredi ilişkilerinin bulunması olağandır. Söz konusu kredi ilişkileri sorunsuz bir şekilde sürdürülmüş ve sürdürülmektedir. 'Skandal' nitelemesiyle kredi ilişkilerinde sanki Demirören Grubu’na bir ayrıcalık tanınmış gibi gerçek dışı bir algı yaratılmak istenmektedir.
Bankacılık Kanunu kapsamında müşteri sırrına giren birtakım hususların meçhul kaynaklara dayandırılarak Hazal Ocak tarafından gerçekmiş gibi kaleme alınarak sözde habere konu edilmesi hukuka açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla Cumhuriyet Gazetesi manipülasyonun kaynağını açıklamalıdır.
Basın tarafından yapılan yayınlarda Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunmamak, kişilik haklarına saygı göstermek, bunlara saldırı niteliği taşıyabilecek tutum ve davranışlardan kaçınmak yasal ve hukuki bir zorunluluktur.
Bahsi geçen sözde haberde hiçbir araştırma yapılmadan gerçek dışı niteleme ve değerlendirmelere gidilerek; olayın aslıyla ilgili bilgi sahibi olmayan okuyucuları yönlendirecek ifadelere yer verilmiştir. Demirören Grubu hakkında kuşku yaratmayı amaçlayan bir dil ve ifade kullanılarak, küçük düşürücü, incitici ve ticari itibarı zedeleyici sözcükler özellikle seçilmiştir. Bu durum konu ile ifade arasındaki dengeyi de bozmuş olup haberi hukuka aykırı hale getirmiştir. Olumsuz bir algı oluşturma çabası olduğu görülen sözde haberin bir karalama kampanyasının parçası olduğu tüm kamuoyunun malumudur. Sözde haberle açıkça bir itibar suikastı yapılmak istenmiştir.
Demirören Şirketler Grubu tamamen yerli ve milli sermaye ile yurtiçinde ve yurtdışında yasalara sıkı sıkıya bağlı olarak iktisadi faaliyetlerini sürdürmektedir. Tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi medya alanındaki faaliyetlerinde de milli davranmaktadır. Bu nedenle aleyhinde yapılan tüm karalama kampanyalarına ve aleyhteki algı yönetim çalışmalarına karşı bugüne dek gösterdiği ilkeli duruşu bundan sonra da aynı şekilde sürdürecektir.'
Cumhuriyet Gazetesi'nin haberinde, Demirören’in kamu bankasından çektiği 300 milyon dolar ve 1 milyar 118 milyon lira krediye karşılık ipotek ettirdiği arazilerin Ziraat Bankası tarafından eski sahibi Demirören’e kiralandığı belirtilmişti.
 

Vehaber Menu
Bekir Bozdağ’ın basın danışmanı Bilal Çetin, FOX muhabirinin soru sormamasını istedi: Normalde sizi buraya almayacaktım Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın katıldığı dışarıya açık bir toplantıda basın danışmanı Bilal Çetin'in FOX TV muhabirinden soru sormamasını istedi. Çetin muhabire, "Normalde buraya sizi almayacaktım. FOX TV'yi almayacaktım. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı iletişim dairesinden şeyi var" dedi. RSF: Türkiye'de hükümeti eleştiren haberciler ve medya tehdit altında Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kısa süre kala gazetecilere yönelik gelişen "aşırı milliyetçi kaynaklı" saldırı ve tehditleri kınadı. 2019 yerel seçim sürecine benzer bir "şiddet sarmalından" endişe eden RSF siyasi partileri aklıselim davranmaya çağırdı. A Haber'in, "Avrupa’da yoksulluk oranı artıyor" haberi sosyal medya gündeminde A Haber'in "Avrupa’da yoksulluk oranı artıyor, Almanya’da 2 milyon kişi gıda yardımı alıyor" haberi sosyal medyada gündem oldu. Sosyal medyada paylaşılan videoya kullanıcılar birçok tepki geldi. Merdan Yanardağ: RTÜK anayasal bir suç işlemeyi sürdürüyor; mahkeme kararı olmadan, basın ve ifade özgürlüğünü engellemeye çalışıyor CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ensar Vakfı ve TÜRGEV üzerinden Amerika’ya para gönderildiği açıklamasını tekrar yayınlayan TELE 1 ve Halk TV, RTÜK tarafından bir kez daha cezaya çarptırıldı. TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, "RTÜK anayasal bir suç işlemeyi sürdürüyor. Mahkeme kararı olmadan, basın ve ifade özgürlüğünü engellemeye, halkın sesini kesmeye çalışıyor. Öyle ki, RTÜK yine kendisini mahkeme yerine koyarak (sıkıyönetim mahkemesi demek galiba daha doğru) TELE 1 ve Halk TV'ye ceza verdi." dedi. RTÜK'ten Tele1 ve Halk TV'ye ceza CHP kontenjanından RTÜK üyesi olan Okan Konuralp, Halk TV ve Tele1'e kesilen cezaları duyurdu. DW ve Amerika’nın Sesi sitesine erişim engeli Alman yayın kuruluşu DW ve Amerika’nın Sesi haber sitelerine Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişim engeli getirildiği belirtildi. TGC: İktidar yurttaşın haber alma hakkını engellemekten vazgeçmeli Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, dün Taksim’deki Onur Yürüyüşü’nü haberleştiren gazetecilere yönelik gözaltı ve müdahaleyi protesto eden bir açıklama yaptı. Polis, görevini yapan AFP foto muhabiri Bülent Kılıç'ı gözaltına aldı İstanbul'da Onur Yürüyüşü öncesi Taksim meydanı ve çevresi polisler tarafından kapatılmıştı. Bir araya gelen aktivistleri ablukaya alan polis, aralarında AFP muhabiri Bülent Kılıç'ında olduğu yaklaşık 20 kişiyi gözaltına aldı. Mehmet Ocaktan: Sosyal Medya yasasıyla birlikte artık insanlar sadece birbirleriyle fısıldaşarak konuşma özgürlüğünü sonuna dek kullanabilecekler Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, sosyal medya yasasının "sansür" yasası olduğunu belirterek, "Cumhur İttifakı gerçekten zor durumda olmalı ki en azından seçimlere kadar iktidar eleştirisi yapanlara, sesini yükseltenlere karşı sert bir mıntıka temizliği yürütmekte kararlı gözüküyor. Öyle anlaşılıyor ki yeni Sosyal Medya yasasıyla birlikte artık insanlar sadece birbirleriyle fısıldaşarak konuşma özgürlüğünü sonuna dek kullanabilecekler, bu konuda bir sorun yok hamdolsun" yorumunu yaptı. Özkan: Gazeteci, devletin gözünde illa dövülmesi gereken kişidir TBMM Genel Kurulu’nda, CHP’nin basın mensuplarının yaşadığı sorunların araştırılması için verdiği önergenin doğrudan gündeme alınması önerisi görüşüldü. CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Gazeteci, devletin gözünde illa ve illa dövülmesi gereken kişidir. Bugün, işte bu ‘sansür yasası’ diye nitelendirdiğimiz yasanın içinde, hazırlayan arkadaşlarımla birlikte de gördüğümüz, pek çok dövülme maddesi yer alıyor… Dövdüğünüz şey, gazeteci değil aslında. Dövdüğünüz şey, onun temsil ettiği değerler. Türkiye, o değerlerden yoksunlaşırsa çöl olur; o çöl, en önce bizi yutar” dedi. CHP’nin önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.