Demirtaş: Unutmayın ki bize kapanan, barış için açılmayan İmralı kapıları, yarın seçim için size hiç açılmaz

Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Unutmayın ki bize kapanan, barış için açılmayan İmralı kapıları, yarın seçim için size hiç açılmaz' değerlendirmesini yaptı.
Demirtaş: Unutmayın ki bize kapanan, barış için açılmayan İmralı kapıları, yarın seçim için size hiç açılmaz
2022-12-07 17:29:50   Güncelleme: 2022-12-07 17:29:50    

Demirtaş, Gazete Duvar'da 'Fil hortumdan ibaret değildir' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Demirtaş yazısında şunları kaydetti:

'Rehineliğimizin siyasi yönünü ispatlamak için geçtiğimiz günlerdeki duruşmada dile getirdiğim bazı konular bir hayli gündem oldu ve tartışma yarattı. Tartışılmasında bir sakınca yok elbette ama hakikati bütünlüklü olarak görmek yerine, kim fili neresinden tutuyorsa öyle tanımlıyor.

Doğrusu, duruşmadaki beyanlarım yeterince açıktı fakat basına yansıması eksik ve hatalı olunca tartışmalar da yanlış bir çerçevede yürütüldü. Bu nedenle bazı noktaları bu yazıyla anlatma ihtiyacı duydum.

Birinci konu, İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşme isteğimize ilişkin yaptığımız başvurulardır. Bu başvurumun amacı ve gerekçesi dilekçemde belirtilmişti ama kısaca hatırlatayım. Tecrit hukuka aykırıdır, suçtur, işkencedir. Bu gerekçeler yeter de artar bile. Ama bizim bunun yanı sıra toplumsal barışa, çatışmaların ve giderek artan gerilimin bitmesine dair son derece insani ve siyasi gerekçelerimiz de var.

'Sınır ötesine asker gönderilsin demektense İmralı’ya heyetler gönderilsin demek çok daha ahlaki ve meşrudur'

Sınır ötesine asker gönderilsin demektense İmralı’ya heyetler gönderilsin demek çok daha ahlaki ve meşrudur. Ayrıca Öcalan’ın söz kurma hakkı elinden alınmışken kendisiyle ilgili tartışmak doğru da etik de değildir.

'Görüşme talebimizin hukuki temeli de vardır, Adalet Bakanlığının özel izniyle cezaevlerinde görüşme yapılması yasaldır'


Görüşme talebimizin hukuki temeli de vardır, Adalet Bakanlığının özel izniyle cezaevlerinde görüşme yapılması yasaldır. Kaldı ki ben zaten avukatım ve avukatlık yetkilerimi de bu görüşme için kullanabilirim. Dolayısıyla, Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın 'hukuken mümkün değil' şeklindeki açıklamasını yadırgadığımı belirtmek isterim. Kendisine düşen sorumluluk, tecridin hukuksuzluğuna vurgu yapmaktır benim başvurumun hukuksuzluğuna değil.

'Diyelim ki ben hukuken görüşemem, peki kendileri İmralı’ya gidip Öcalan ile görüşemezler mi?'

Diyelim ki ben hukuken görüşemem, peki kendileri İmralı’ya gidip Öcalan ile görüşemezler mi? Bir hükümlünün, yıllardır avukatlarıyla görüştürülmemesine hukuk adına karşı çıkamazlar mı? Bunu yapmaları da hukuka aykırı değildir herhalde?

Belki de bu şekilde, Türkiye’nin toplumsal barışına ve sorunlarımızın demokratik ve barışçıl çözümüne hep birlikte katkı sunmuş oluruz.

'MİT Müsteşarı'ndan gelen görüşme talebi'

İkinci konu, Sırrı Süreyya Önder’in 2014 yılında MİT Müsteşarı’nın benimle görüşme talebini ilettiğine dair açıklamalarım üzerine yapılan, akıl ve ahlak sınırlarını aşan yorumlar. Sırrı Bey o dönemde İmralı Heyeti üyesiydi. Bu görevi nedeniyle de devletin ilgili kurumlarıyla doğal olarak sürekli temas halindeydi. Dolayısıyla görüşme talebinin Sırrı Bey üzerinden iletilmesi de gayet normaldi.

Sırrı Bey sadece talebi iletti. Beni görüşmeye ikna etmeye çalıştığı, görüşme teklifini kabul etmem için uğraştığı iddiaları hem ağır bir iftira hem de ahlaksızca bir karalamadır. Tam tersine Sırrı Bey, görüşme talebine ret yanıtı verilmesinde benimle aynı fikirdeydi.

Gerisi, Sırrı Bey’in bin bir emekle, fedakarlıkla, diğer heyet üyeleri gibi, hatta bazen çok daha fazla ortaya koyduğu çabaya, samimiyete, onurlu katkıya haksızlıktır, hakarettir. Bunu sineye çekmemizi kimse beklemesin. Çözüm Sürecindeki yapıcı ve özverili çalışmaları nedeniyle Sırrı Bey’e sadece teşekkür edilebilir, hakaret değil.

'Çözüm süreci zorlu ve onurlu bir görevdi'


Talep edilen görüşmenin konusu da 'Demirtaş ile görüşüp onu Öcalan’ın yerine Çözüm Sürecinin muhatabı olarak görmek istiyoruz' şeklinde açık bir dille ifade edilmemişti. 'Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde liderlik özellikleri görüldü, kendisiyle daha farklı bir süreç değerlendirmesi yapmak isteriz' tarzında, diplomatik bir dille iletilmiş bir mesajdı.

Çözüm Süreci bizler açısından hem çok zorlu hem de bir o kadar onurlu bir görevdi. Binlerce insanın ölümünü engelleyen bir çabanın sahibi olmaktan her daim şeref duyacağız. Eksiklerimiz, yetmezliklerimiz olmuştur ancak niyetimizi sorgulamak kimsenin haddine değildir.

Ben de bir dönem İmralı Heyetinde yer aldım ve tüm iyi niyetimle, barış için yoğunca çalıştım. Heyetten de parti eşbaşkanlığının çalışma yükü üzerine kendi isteğimle, MİT Müsteşarı’nın görüşme talebinden önce ayrıldım.

'Çözüm Sürecini bitiren biz değiliz'

Bununla birlikte, dönüp dolaşıp Çözüm Süreci'nin bitmesinin faturasını her seferinde bana çıkarmaya çalışan herkese bir hatırlatma niteliğinde, duruşmada bu konuyu dile getirdim. Çünkü Çözüm Sürecini bitiren biz değiliz, süreç devam ederken oyun içinde oyun oynamaya kalkanlardır. Paris suikastlerini yapanlardır, Ekim 2014 Milli Güvenlik Kurulunda 'Çöktürme Planı'nı hazırlayanlardır, tüm ısrarlarımıza rağmen süreci TBMM’ye taşımayı kabul etmeyenlerdir, MİT’tir.

Şimdi hem beni suçsuz yere altı yıl bir hücrede tutup sonra da 'Edirne’deki, en büyük hesabı İmralı’dakine verecek' diyenlere işte bunları hatırlatmak istedim. Biz Çözüm Sürecinde HDP olarak tam bir dürüstlük, fedakarlık ve iyi niyet yaklaşımı içinde olduk. Aksini iddia edenler ya bilgi sahibi değildir ve yine 'kandırılmış'tır ya da art niyetlidir.

'Toplumsal barışa katkı sunmaya hazırız'

Tüm bunlarla birlikte biz İmralı’da Öcalan ile görüşmeye, toplumsal barışa katkı sunmaya hazırız. Peki siz hazır mısınız?

Ama bu kez oyun içinde oyun olmayacak, her şey olabildiğince açık, şeffaf yürüyecek, tüm süreç hukuki zeminde ve TBMM çatısı altında ilerleyecek.

Buyurun, herkes en az Öcalan kadar çözüm için yüreğini ortaya koysun ve seçim hesaplarından bağımsız şekilde çözüm için çaba sarf edelim.

Unutmayın ki bize kapanan, barış için açılmayan İmralı kapıları, yarın seçim için size hiç açılmaz.

Dünyanın tüm iktidarları tek bir evladımızın tırnağı etmez, var mısınız evlatlarımızın canlarını kurtarmaya?'

Vehaber Menu
Bakan Kurum: Çağrımız, mümkün olduğunca vatandaşımız D-400 karayolunda trafiğe çıkmaması, zorunluluk halinde ise yardım ekiplerimize öncelik vermelerini rica ediyoruz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Yaşadığımız süreç son bir asırda yaşadığımız en büyük felakettir. Depremin ilk anından itibaren tüm ekiplerimiz harekete geçti. Bu deprem 13,5 milyon vatandaşımızı etkilemiş durumda. Gaziantep’te 581 yıkık bina var, can kaybı 468 oldu. Deprem bölgedeki 10 ilimizi doğrudan etkilemiştir" dedi. MSB'den açıklama: "Depremi fırsat bilen terör örgütü PKK, Öncüpınar Hudut Karakoluna roketli saldırı düzenledi" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Tel Rıfat’tan Öncüpınar Hudut Karakoluna düzenlenen roketli saldırıya karşılık verildiğini' bildirdi. Torun'dan Ataşehir Belediyesi’ne başlatılan soruşturmayla ilgili açıklama: Fotoroman Süleyman yine başladı belediyelerimizin üzerinden algı yaratmaya! CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Ataşehir Belediyesi’ne başlatılan soruşturmayla ilgili “Fotoroman Süleyman’ bir süre durmuştu. Bir süre böyle beklemişti. Şimdi yine başladı belediyelerimizin üzerinden algı yaratmaya. Ataşehir Belediye Başkanımız tüm süreçte çok defa soruşturma geçirdi müfettişlerce incelendi. Geçmiş bütün yılları değerlendirildi, hiçbir şey bulunamadı. Aradan 10 yıl geçti, sanki mal bulmuş mağribi gibi buradan bir şey yaratmaya çalışıyorlar ama boşuna, bulamazlar, bulamayacaklar. Sadece ve sadece seçim yaklaştıkça belediyelerimizi algıyla karalamaya, kötülemeye çalışıyorlar. Çünkü belediyelerimizin hizmetlerini kıskanıyorlar. Bizde onlara yedirecek belediye başkanı yok. Diz çökecek belediye başkanı yok” dedi. TİP'li Sera Kadıgil: AKP'li erkekler için uygulanan koruma kararları kadınlardan esirgeniyor! Türkiye İşçi Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Canan Semiz’in, yaklaşık 3 yıldır boşanmaya çalıştığı ve hakkında defalarca kez koruma kararı aldırdığı; koruma kararını ihlal etmesine rağmen zorlama hapsi kararının bir türlü çıkarılmadığı Serdar Semiz isimli erkek tarafından öldürülmesini Meclis gündemine taşıdı. Kadıgil, “AKP'li erkekler için uygulanan koruma kararları kadınlardan esirgeniyor. AKP’nin erkekleri için ivedi şekilde uygulanan koruma tedbir kararlarından faydalanamadığı için kadınlar katlediliyor” dedi. İyi Parti Sözcüsü Zorlu'dan Sinan Ateş açıklaması: Katiller ve onun arkasındaki güçler ortaya çıkarılana kadar Meral Akşener, bu davanın takipçisi olacak İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Bursa’daki ailesine taziye ziyaretinde bulundu. İyi Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Bu soruşturma aşaması hak ettiği şekilde yürüyene kadar, katiller ve onun arkasındaki güçler ortaya çıkarılana kadar İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bu davanın takipçisi olacaktır. Merhum Sinan Ateş’in kıymetli eşiyle görüşme gerçekleştirmişlerdi, bugün de kederli ailesiyle kıymetli annesi, babası, kardeşleriyle bir araya geldi, taziye dileklerini iletti, yanında olacağını ve takipçisi olacağını söyledi” dedi. Sinan Ateş soruşturmasında yeni tespitler: Saldırı yeri ve kaçış güzergâhı telefon imajında çıktı Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Ankara'da öldürülmesi sonrası açılan soruşturmada yeni bulgular tespit edildi. Elde edilen dijital materyallerde saldırı yeri, kaçış güzergahı bulunurken, şüphelilerin saldırı yerinden konum bilgisi paylaştığı belirlendi. Erkan Baş'ın giydiği kazak antikomünistlerin hedefi oldu Ensonhaber ve Ekşi Sözlük gibi platformlarda Erkan Baş'ın kazağının "Tommy Hilfiger" olduğu, fiyatının 1500 TL olduğu iddiasına yer verildi. Kılıçdaroğlu: Cumhurbaşkanı adayımız 13 Şubat'ta açıklanacak Selahattin Demirtaş'tan Kılıçdaroğlu'na canlı yayında 'Seçimden sonra Saray'ı kadınlara tahsis etmek iyi olmaz mı?' sorusu soruldu, Kılıçdaroğlu, 'Bence gayet güzel bir öneri, kendisine teşekkür ederim. Haksız bir şekilde içeride tutulduğunu biliyorum' yanıtını verdi. Beştaş: Anayasa çok açık, Erdoğan aday olamaz HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığının hukuksuz olduğunu belirterek, "Anayasa çok açık. Hiçbiri şunu düşünmedi; geçici bir madde koyması gerekirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtikten sonra bu süre şartı dese anlaşılır. Ama önüne arkasına bir şey koymamış, önceki maddeyle aynı. Bu nedenle aday olamaz" dedi. Ahmet Şık'tan bakanlara Doğukan Çep ve Serdar Öktem sorusu: Cinayetin, Sinan Ateş'in uyuşturucu kaçakçılığına tepki göstermesiyle ilgisi var mı? TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Sinan Ateş cinayeti soruşmasıyla ilgili, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a, "Cinayetin, siyasi saikleri haricinde bir yönden uyuşturucu kaçakçılığı ve narko-terör faaliyetlerine Sinan Ateş'in tepki göstermesiyle ilgisi var mı? Cinayetin talimatını verenlere yönelik araştırma, birkaç alt düzey yöneticiyle geçiştirilecek ve Susurluk benzeri olaylara bir yenisi mi eklenecektir, yoksa bu tali planlayıcıların talimat aldığı isimler de hangi mevkide olurlarsa olsun yakalanacaklar mıdır" sorusunu yöneltti.