Diyarbakır Barosu: Suriyeliler ücretsiz tedavi ediliyor!

Diyarbakır Barosu, Suriyeli sığınmacıların ücretsiz tedavi edildiğini belirtti.
Diyarbakır Barosu: Suriyeliler ücretsiz tedavi ediliyor!
2020-08-11 06:40:55   Güncelleme: 2021-09-05 00:13:37    

Dİiyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, yayınladığı hak ihlalleri raporunda, Şengalli Ezidiler'in ücretli, Suriyeli mültecilerin ücretsiz tedavi edildiğini açıkladı. DHA'nın haberine göre, ülkelerindeki savaş nedeniyle Türkiye'ye gelen Irak ve Suriyeliler'in geçici sığınmacı statüsünde oldukları ve mülteci olarak kabul edilmedikleri belirtildi. Raporda Suriyeli sığınmacıların sevk zinciri çerçevesinde hastanelerde ücretsiz tedavi edildiğini, Şengalli Ezidiler'in ise ücretli olarak tedavi edildikleri kaydedildi.

Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından 2014 yılında IŞİD saldırısı nedeniyle Irak'ın Şengal bölgesinden göç eden Ezidiler'in yerleştirildiği Diyarbakır Fidanlık Kampı ile ilgili bir rapor hazırlandı. Çocuk Hakları Merkezi'nde görevli avukatların saha çalışması ile hazırladığı "Şengalli Ezidilerin yaşadığı hak ihlallerine ilişkin raporda 2014 yılında IŞİD saldırısına uğrayan Şengalli Ezidiler'den binlercesinin katledildiği hatırlatıldı. Raporda, bunların büyük bölümünün kaçış sırasında açlık ve susuzluktan yaşamlarını yitirdiği vurgulandı. Raporda, saldırı sonrası Türkiye'ye sığınan Ezidi nüfusunun 30 bin kişiyi aştığı kaydedilen raporda, bunların çoğunun belediyelerin oluşturduğu kamplara yerleştirildiği yer aldı.

SAĞLIK HİZMETİ "HATIR-GÖNÜL İLİŞKİSİ" İLE YAPILIYOR

Raporda, Diyarbakır'da Büyükşehir Belediyesi tarafından 850 çadır kurularak oluşturulan kampa devletin resmi hiç bir kurumunun bir destek vermediği savunuldu. Kampta bulunan sığınmacıların gönüllü sağlıkçılardan 1'inci basamak sağlık hizmeti alabildiği kaydedilen raporda, 470 kişinin ameliyat olduğu, 90 kadının doğum yaptığı ve 74 kadının kürtaj olduğu vurgulandı. Sağlık hizmetlerinin kamp içindeki Tabipler Odası ve Sağlık Emekçileri Sendikası gönüllülerince sağlandığı belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi:

"2 ve 3'üncü basamak tüm tedavilerin resmi olmayan kayıtlarla, duyarlı hekimlerin desteği ya da hatır gönül ilişkisi ile yaptırıldığı iletilmiştir. Ameliyat gibi kayıt altına alınması zorunlu hallerin ücretli kayıt ile yapıldığı, sadece Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne 150-200 bin TL borcun olduğu tarafımıza iletilmiştir."

SURİYELİLER'E ÜCRETSİZ, ŞENGALLİLERE ÜCRETLİ SAĞLIK HİZMETİ

Heyetin kamp alanında 112 Acil hizmet görevlileri ile görüştüğü belirtilen raporda, "112 ambulansları kampa gelerek ayakta müdahale edebilecekleri anlık hizmet sunabilirken, hastaneye gitmesi gereken hastaları kabul edilmemeleri nedeniyle götüremeyeceklerini ifade ettiklerini öğrendik. Resmi kayıt ile tedavi edilmeme gerekçesi; Sağlık Bakanlığı'nca resmi hastanelere gönderilen genelgeye göre, Suriye'den göçenlere sevk zincirine uyularak ücretsiz hastane tedavisi yapılmaları, Şengallilerin ise ücretli olarak tedavilerinin yapılacağının bildirilmesi olduğu heyetimizle paylaşılmıştır" denildi.

"IRAK VE SURİYELİ SIĞINMACILAR MÜLTECİ KABUL EDİLMİYOR"

Ezidiler'in mevcut uluslararası sözleşme uyarınca mülteci statüsünde oldukları belirtilen raporda,Türkiye'de mülteci tanımının hukuken net olmadığı kaydedildi. Sıcak savaş nedeniyle Türkiye'ye sığınan ve dönmeleri halinde yaşamları tehdit altında olan Suriyeli ve Iraklılar'a "Geçici sığınmacı" prosedürü uygulandığı ve mülteci kabul edilmediği belirtilen raporda, şu ifadeler yer aldı:

"Avrupa ülkelerinden gelen ve Avrupa ülkelerinden gelmeyen şeklinde tanımlamalar yaparak mültecilik statüsü edinme prosedüründe eşitlikçi davranmayıp, ayrımcılık politikası izlenmektedir. Bölgenin birçok kentine dağınık şekilde göçen veya yerleştirilen Ezidilerin hukuki statülerinin tanınarak, her Türk vatandaşının sahip olduğu haklara erişiminin önü derhal açılmalı, mültecilik statüsünün tanınması ve kampın insan hakları temelli tüm ihtiyaçlarının giderilmesi gerekmektedir. Ezidi halkının resmi hastanelerden ücretsiz faydalanması için yasal düzenlemelerin yapılması, gerekmektedir. Sorunların giderilmesinde sorumluluğu bulunan AFAD ve Kızılay'ın görevlerini yapmaya çağrılması gerekmektedir."