Prof. Dr. Naci Görür: Minimum 7.2 ile 7.6 arasında bir deprem bekliyoruz

17 Ağustos 1999 depremini değerlendiren Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 'Marmara'da beklenen depremin 1999 yılından itibaren her an olmak kaydıyla 30 sene içerisinde olma olasılığını yüzde 64 olduğu bilimsel olarak açıklandı. Biz işin son evresine geldik. Maksimum 7.6 büyüklüğünde deprem üretir' dedi.
Prof. Dr. Naci Görür: Minimum 7.2 ile 7.6 arasında bir deprem bekliyoruz
2022-08-16 22:54:36   Güncelleme: 2022-08-16 22:54:36    
Bilim Akademisi Kurucu üyesi yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos 1999 depremini değerlendirdi. 1999 depreminin daha dikkatli olmamız gerektiğini öğrettiğini söyleyen Görür, olası Marmara depremi için zamanın azaldığını söyledi. İstanbul'da beklenen olası deprem hakkında konuşan Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul'da minimum 7.2, maksimum 7.6 büyüklüğünde bir depremin olacağını ve en çok Avrupa yakasının kıyı kesimlerinin etkileneceğini söyledi. Görür, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce yapılan araştırma sonucunda 50 bin binanın tahribat göreceğini açıkladı. Acilen depreme karşı hazırlıklı olunması konusunda uyarıda bulundu.
Prof. Dr. Naci Görür, '1999 depremleri gerçekten yer bilimleri açısından enteresan. 1999 depremlerinin geleceği önceden söylenilmişti. 1967 Adapazarı depreminden sonra bilim insanları yaptıkları araştırmalarda Kocaeli mıntıkasında 7'den büyük bir deprem olma olasılığının fazlalaştığını söylediler. Elbette bir şey yapılmadı. 1999 depremi, 1997 senesinde uyarıldı. Bir gecede 20 binden fazla insan öldü. İstanbul'da yaptığımız uyarı hala devam ediyor, uyardığımız deprem hala gelmedi. Marmara'da beklenen depremin 1999 yılından itibaren her an olmak kaydıyla 30 sene içerisinde olma olasılığını yüzde 64 olduğu bilimsel olarak açıklandı. 1999'dan bu yana 23 sene geçti, yüzde 64 olasılık 2029'a kadar olduğuna göre biz işin son evresine geldik. Yaptığımız çalışmalarda Marmara'nın altındaki Kuzey Anadolu'nun bir bölümü olan fay hattının kırıldığı takdirde minimum 7.2, maksimum 7.6 büyüklüğünde deprem üretir. Bu bayağı büyük bir deprem demektir. Bu deprem olduğu takdirde İstanbul'un Marmara kıyılarına yakın olan yerleri en az 9 şiddetinde, kıyılardan uzaklaştıkça da 8 şiddetinde depreme maruz kalır' dedi.

'İstanbul'un hızla depreme hazırlanması lazım'

Prof. Dr. Görür, beklenen deprem öncesinde acil olarak müdahale edilmesi gereken yerlerin özellikle Avrupa yakasında bulunan kıyı ilçeler olduğunu belirtti. Özellikle Büyükçekmece ve Küçükçekmece bölgesine dikkat çeken Prof. Dr. Görür, 'Özellikle Avrupa yakası Asya'ya göre, zemini göz önüne alırsak daha fazla hasar görür. Avrupa yakasında Haliç'ten Marmara kıyılarından Silivri'ye kadar, Avcılar, Zeytinburnu, Tarihi Yarımada'da dahil, Büyükçekmece, Küçükçekmece önemli hasar alır. Anadolu yakası göreceli olarak zemin açısından biraz daha sağlam. Türk hükümetinin alel acele, eğer İstanbul'u konuşuyorsak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak, halkı da işin içine alarak gerekli finans kaynaklarını oluşturarak, başka hiçbir ciddi projeye para sarf etmeyerek, sadece İstanbul'un hızla depreme hazırlanması lazım, aksi halde çok üzüleceğiz' diye konuştu.

'320 bin insan ölümle burun buruna'

Prof. Dr. Görür, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tahribat görecek binaların sayısı ile ilgili yapılan araştırmaya ilişkin, 'Minimum 7.2 büyüklüğünde bir deprem olursa, can hasarı da büyük olabilir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı araştırmalarda, İstanbul'da çok büyük tahribat görecek bina sayısının 50 bin civarında olduğunu söylediler. Bu çok ağır hasar demektir. 50 bin binadan vazgeçelim, 10 bin binada sadece ölümlü vakanın olduğunu düşünelim. Geriye kalan 40 bin binada hiç insanın ölmediğini düşünelim. 10 bin bina için her binayı 4 katlı düşünelim, 40 bin kat eder. Her kata 2 daire koyarsak 80 bin daire yapar. Her daire 4 kişi koyarsak 320 bin insan doğrudan doğruya ölümle burun buruna demektir. Bu kadar minimize ettiğimiz halde durum bu. Dolayısıyla olabilecek can kaybını siz hesaplayın. Bu işin şakası yok' dedi.
Vehaber Menu
Ala: Yunanistan, diplomatik yankesicilik yapıyor AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Efkan Ala, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs konusundaki pozisyonunun net olduğunu ve yıllardır politikasının değişmediğini belirterek, "Yunanistan zaman zaman iklim müsait olunca, kendine göre değerlendirdiğinde fırsat bulunca tabiri caizse diplomatik yankesicilik yapıyor" dedi. Akar: Bu coğrafyada var olmak için güçlü olmak mecburiyetindeyiz, bu coğrafyada zayıfa yer yok Milli Savunma Bakanı Akar, Yunanistan ile görüşmeye hazır olduklarını her fırsatta dile getirdiklerini belirterek, "İster buyursunlar Türkiye'ye gelsinler ister bizi çağırsınlar biz Yunanistan'a gidelim, görüşelim, konuşalım ve bu problemleri çözelim" dedi. Barlas: "Bir el", Rusya- Ukrayna savaşının uzaması için her şeyi yapıyor Sabah başyazarı Mehmet Barlas, "Ukrayna'daki referandum sonuçlandı. Bugün Rusya Devlet Başkanı Putin, dört eyaletin Rusya'ya ilhak edildiğini açıklayacak. Ancak Ukraynalılar çok öfkeli. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, yeni bir saldırıya hazırlanacaklarını söyledi. Fakat çok daha dramatik bir gelişme oldu. Avrupa ile Rusya'nın enerji boru hatları bir sabotajla bombalandı ve işlemez hale getirildi. Bu hatlardan zaten gaz akışı yoktu, ancak Rusya ile Avrupa'nın uzlaşması durumunda bakım devam edecekti. Bu ihtimal artık sonsuza kadar yok. Yani "bir el", bu savaşın uzaması için her şeyi yapıyor." düşüncesini dile getirdi. Özel'den Nedim Şener'e tepki: Koğuş arkadaşın Ahmet Şık, dimdik girdi, dimdik çıktı, seninle ilgili bunu söyleyen kimse yok CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel; Tutuklu Gazeteciler Raporu kapsamında kendisi ile görüşülmediğini söyleyen Nedim Şener'e, "O gün seni ziyaret ettiğimiz gibi senin de adın var. Adı geçen kimse inkâr etmiyor. Bana gelmediler diye. Sen bana gelmediler dedin. Aç bak kayıtlara 9 Ağustos 2011 ziyaretçin kimmiş? Koğuş arkadaşın Ahmet Şık, dimdik girdi, dimdik çıktı. Seninle ilgili bunu söyleyen kimse yok" tepkisini gösterdi. Sayıştay raporu: Cumhurbaşkanlığı'nın günlük harcaması 10 milyon lira Sayıştay’ın 2021 yılı denetim raporuna göre Cumhurbaşkanlığı’nın “zirai maddeler” kaleminde yapılan harcaması 2021 yılı yapılan harcamaya göre yaklaşık 5 kat artarak 46 milyon 343 bin 992 liraya çıktı. Cumhurbaşkanlığı’nın “içecek” harcamasında önceki yıla göre yaklaşık 1 milyon liralık artış görüldü. 2020 yılında “içecek” için 1 milyon 872 bin 861 lira harcanırken, 2021 yılında bu harcama 2 milyon 813 bin 948 liraya çıktı. Cumhurbaşkanlığı’nın, 2020 yılında yaklaşık 8 milyon lira olan günlük harcaması 2 milyon liralık artış ile yaklaşık 10 milyon liraya ulaştı. Buldan: En kısa zamanda geniş bir Kürdistani ittifakı da kuracağız HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Sadece Türkiye'deki sol ve sosyalist güçlerle değil; Kürtlerle de büyük bir Kürdistani ittifakı en kısa zamanda kuracağız ve gerçekleştireceğiz” dedi. Taşçıer: Türkiye, bugün dünya uyuşturucu trafiğinin merkez üslerinden biri haline gelmiş durumda CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, "Uyuşturucu ile Mücadele Destek Hattı’nı arayanların sayısı, 2016’dan bu yana yaklaşık yüzde 70 artmış durumda. Türkiye, bugün dünya uyuşturucu trafiğinin merkez üslerinden biri haline gelmiş durumda" dedi. Sertel'den Bakan Fahrettin Koca'ya: Niçin Arapça metni okullara gönderiyorsunuz? CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Sağlık Bakanlığı tarafından birinci sınıf öğrencileri için "İşitme tarama uygulaması" duyurusunun okullara Türkçe'nin yanı sıra Arapça metinle yapılmasına tepki gösterdi. Sertel, "Arapça metin niye gönderiliyor bunu anlamak mümkün değil. Bunu Sağlık Bakanı'na soruyorum. Niçin Arapça metni okullara gönderiyorsunuz?" diye konuştu. Ahmet Hakan: Kılıçdaroğlu beklenenden çok daha dişli çıktı Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, "Kılıçdaroğlu beklenenden çok daha dişli çıktı" değerlendirmesini yaptı. CHP'li Karabat: Hanelerin maddi durumu çöküyor CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, vatandaşların hane gelirlerinin temel ihtiyaçlarını almaya bile yetmediğini belirterek, "AKP’nin günü kurtarmaya çalışan ve hamaset dolu politikalarının artık toplumda karşılığı yok." dedi.