Toplu taşıma tacizi: Frottörizm!

Toplu taşıma tacizlerinin sebebi Frottörizm hastalığı.
Toplu taşıma tacizi: Frottörizm!
2020-08-11 06:40:55   Güncelleme: 2021-09-05 00:13:37    

Frottörizm, genellikle erkeğin orgazm amacıyla penisini tamamen giyinmiş kadının kalçalarına ya da vücudunun diğer kısımlarına sürtmesi ile belirlidir. Hareket genelde kalabalık yerlerde meydana gelmektedir, özellikle metro ve otobüslerde sıktır. Fröttörizmli kişi sıklıkla edilgen ve izoledir ve sürtünme sıklıkla onun tek tatmin yoludur.

 

Uzman Psikolojik Danışman Aykut Bora, Frottörizm'i anlattı. Frottörizm, DSM IV’te Cinsel Bozukluklar ve Cinsel Kimlik Bozuklukları genel başlığı altında Parafililer(Cinsel Sapmalar)içerisinde tanımlanmıştır. Frottörizm tanısı, kişi bu dürtüyle hareket ediyorsa ve dürtüleri ile fantezileri belirgin bir zorlanmaya veya kişilerarası ilişkilerde bozulmaya sebep oluyorsa konmaktadır. Bazı bireylerde parafiliyak(sapkın) fanteziler, cinsel uyarılmanın gerçekleşmesi için zorunluyken, bazı bireylerde bu eğilimler bazı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. Bu dönemler dışında parafiliyak fanteziler olmaksızın da cinsel işlevsellik söz konusu olabilmektedir.

 

Frottörizm’de parafiliyak eğilim rıza göstermeyen birine dokunma ve sürtünmeden ibarettir. Davranış, genel olarak saldırganın yakalanmadan kaçabilme şansının olduğu toplu taşıma araçlarında ya da benzer kalabalık ortamlarda sergilenir. Saldırgan, genital organlarını kurbana sürter ya da kurbanın vücudunun farklı yerlerine dokunur. Çoğu parafili gibi frottörizm de ergenlikte başlar ve 25 yaş sonrasında sıklığında azalma görülür.

 

Frottörizmin DSM IV’te tanımlanan tanı ölçütleri aşağıda belirtildiği gibidir:

 

En az 6 aylık bir süre boyunca, kişinin rızası olmayan bir kişiye dokunması ve sürtünmesi ile ilgili yoğun, cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin, cinsel dürtülerinin ya da davranışlarının yineleyici bir biçimde ortaya çıkması.

Kişi, bu cinsel dürtülerine göre davranmaktadır ya da bu kişinin cinsel dürtüleri ya da düşlemleri(fantezileri) belirgin bir sıkıntıya ya da kişilerarası sorunlara neden olmaktadır.

Yukarıda belirtilen tanı ölçütleri ve psikiyatrik tanımlamalar göz önünde bulundurulduğunda, yine de zihinlerde kimi soru işaretleri varlığını sürdürmektedir? Özellikle toplu taşıma araçlarında sergilenen cinsel amaçlı dokunma ya da sürtünmelerin yaygınlığı ve sıklığı tartışılmaz bir gerçektir. Peki, toplu taşıma araçlarında ya da benzer alanlarda bu davranışları sergileyen her kişi frottörizm tanısı alır mı? Bu sorunun cevaplandırılması ve zihinlerdeki bulanıklığın giderilebilmesi için konuyla ilgili daha çok ayırıcı özellikler üzerinde konuşulmalıdır.

 

Engin Geçtan’ın “Psikodinamik Psikiyatri ve Normal Dışı Davranışlar” adlı eserinde yer verdiği üzere, Freud, 1905 yılında yayımlanan bir makalesinde, sapkın cinsel davranışlar konusunda kullanılabilecek ölçütleri şöyle açıklamıştır:

Bedenin cinsel olmayan bölgelerine yönelme.

Karşı cinsten kişilerle cinsel organlar aracılığıyla yaşanan ilişkilerin yanı sıra arada bir görülmekten öte, sayısal olarak bu ilişkileri aşma ya da tümden bunların yerini alma.

Kişinin temel cinsel davranış seçimi durumuna gelmiş olma.

 

Freud’un belirlemiş olduğu ölçütler çerçevesinde düşünüldüğünde, özellikle ikinci ve üçüncü ölçütler, konuyu netleştirmemizde bize yardımcı olmaktadır. Kişinin sergilediği parafiliyak(frottörizm)eylemler, uyarılmasında ve doyuma ulaşmasında alışılageldik cinsel birleşme ve eylemlerden daha sık görülmeli ve kişinin temel cinsel eylemleri genelde bu yönde olmalıdır. Bununla birlikte yine Geçtan’ın eserinde rastladığımız bir ifade konuya daha da netlik kazandırmaktadır. İfadeye göre; McDougall, çoğu insanın zaman zaman parafiliyak düşler kurabildiğini; fakat kompulsif bir nitelik kazanmadıkça bunun bir sorun olarak nitelendirilmeyeceği görüşündedir.

 

Yukarıda yer alan tüm ifadeler ışığında rızası olmayan kişiye dokunmak ve sürtünmek suretiyle gerçekleştirilen her eylemin frottörizm tanısı aldırmayacağı; fakat hukuki anlamda bir cinsel saldırı suçu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan sergilenen bu parafiliyak eylemlerin, kişinin temel cinsel eylemlerini oluşturduğu ve kompulsif bir nitelik kazandığı durumlarda frottörizmden söz edebilmekteyiz.

 

Frottörizm’in Toplumsal Boyutu

 

Şüphesiz Frottörizm, var olması ve doğurduğu sonuçlar itibariyle yalnızca hukuk ve psikiyatrinin ilgi alanına girmemekle birlikte, toplumsal boyutu da olan bir bozukluktur. Bu durum, daha çok normal kavramının toplumsal ölçütlere dayalı bir çan eğrisi olmasından ileri gelmektedir. Bir toplum ya da dinin normlarına göre normal olarak kabul edilen davranış, bir diğer toplum ya da dinin normlarına göre anormal olarak addedilebilir. Bu değişkenlik, parafiliyak eğilimler için de geçerli olabilmektedir.

 

Günümüzde kabul gören normlar ışığında düşünüldüğünde frottörizm, cinsel bir sapma ve saldırı suçudur. Frottörizm ya da diğer parafililerde kişinin neden alışılageldik cinsel eylemleri bir kenara bırakıp, parafiliyak eğilimler sergilediğiyle alakalı olarak farklı disiplinlerden farklı açıklamalar bulabiliriz. Bu çalışmanın kapsamında özellikle frottörizm ile ilgili olarak özellikle sosyolojik bir takım açıklamalar yapmak mümkündür.

 

İlk olarak DSM IV’te belirtildiği üzere Frottörizm ve diğer parafililerin yaygınlığı ile ilgili istatistiki sonuçların, gerçek sayıları yansıtmadığı düşünülmektedir; fakat pedofilide olduğu gibi durum tacizcilerinin, frottörizmde de daha yaygın olduğu kanaatindeyim. Her gün yüz binlerce kadının toplu taşıma ve benzer alanlarda karşı karşıya geldiği cinsel saldırı faillerinin çok küçük bir kısmının tanı alabilecek olduğunu düşünmekteyim. Peki, psikiyatrik bir bozukluk olarak kabul edemeyeceğimiz bu eylemlerin sergilenmesinin ardında yatan sosyolojik sebepler neler olabilir?

 

Aslına bakılırsa, Türkiye’de kişilerin düzenli cinsel yaşam grafikleri ve toplu taşıma ve benzer alanlarda sergilenen sürtünmeci eylemlerin yaygınlığı arasındaki ilişkinin irdelenmesi dahi bize önemli veriler sunmaktadır. İnsanın temel fizyolojik gereksinimlerinden olan cinsellik günümüzde hala tabu olma özelliğini korumakta. Cinselliğe dair bu bakışın ardında, ilkelliğini koruyan toplumsal ve dini birtakım normlar yer almaktadır. Cinselliğin güçlü bir içgüdü olduğu kabul edilirse, arzuları ile toplumsal ve dini normlar arasında kuvvetli bir çatışma yaşan bireyin psişik süreçlerinde kimi çatlamaların meydana gelmesi muhtemeldir. Çoğu zaman bu çatlamalar tanı almayı gerektirmeyecek düzeyde parafiliyak eylemler olarak belirebilmektedir. Bu bağlamda, toplumsal bir takım sebeplerden ötürü, düzenli bir cinsel uyarılma ve doyum yaşayamayan kişilerin, bu tip eylemlerle doyum sağlamaya çalışması anlaşılabilir. Bu doğrultuda kişinin tanı alabilmesi için düzenli bir cinsel yaşam sağlayacak olanaklara sahip olmasına rağmen, uyarılmak ve doyum sağlamak için bu tip eylemlere yönelmiş olması gerektiği kanaatindeyim.

 

Psikiyatrik tanı alma boyutunda ya da tanı almayı gerektirmeyecek boyutlarda olsa dahi sergilenen bu tip parafiliyak eylemler, özellikle mağdurların büyük çoğunluğunu oluşturan kadınların, cinsel dokunulmazlığına yönelik bir hak ihlalidir. Ceza kanununda yaptırımları olmasına rağmen ne yazık ki her gün yüz binlerce kadın, bu tip eylemlere maruz kalmakta ve sonrasında ne yapacaklarını bilemediklerinden, saldırganların bu eylemlerden sağladıkları doyum yanlarına kar kalmaktadır. Konuyla ilgili olarak alınabilecek önlemler “pembe metrobüs” gibi geçici ve etiketlemelere sebep olabilecek türden değil; kadın-erkek tüm topluma konuyla ilgili farkındalık ve duyarlılık kazandırılması yönünde olmalıdır. Toplum, bu tarz eylemlere maruz kalan mağdurlara yardım etmekte istekli olmalı ve saldırganın adli mercilere iletilmesinde üzerine düşen görevi yapmalıdır. Bununla birlikte, özellikle toplum taşıma ve benzer kalabalık alanlarda konumlandırılabilecek güvenlik kameralarının kayıtları da hukuki süreçlerde delil olarak kullanılabilmesi açısından önem arz etmektedir.